The New York Times'ın dün yayımladığı yazıda SALT Galata'nın
görkeminden söz edilirken, 21. yüzyılda İstanbul'un yeniden doğduğunu anlatıyor.
“Bu kış başında 120 yıllık eski Osmanlı Bankası binası SALT
adında milyonlarca dolarlık bir sanat mekanı olarak yeniden açıldı. Bu
şaşırtıcı bir şeydi çünkü Türkler çağdaş sanatta hiç bu kadar ‘büyük’
olmamışlardı ve yıllardır zengin insanlar kentin bu bölümüne ayak basmamıştı.”
Bu satırlar dünkü The New York Times’da (NYT) yer alan ‘İstanbul sanat
patlaması kabarcığı’ başlıklı yazının giriş cümleleri.
Suzy Hansen imzalı yazıda, İstanbul’un Beyoğlu civarında
gelişen çağdaş sanat ortamı, sanatçıları ve başlıca aktörleri tanıtılıyor. Uzun
yazıya, gazetenin internet sitesinde, açılışları, underground partileri
gösteren bir de fotoğraf albümü eşlik ediyor. SALT Galata’nın görkemli binasını
ve içindeki araştırma merkezinin sergilerin etkileyicilğinden söz edilen
yazıda, ‘İstanbul’da SALT gibi bir şey yok.’ deniliyor. Orhan Pamuk’un “bir
Batı şehrinin ikinci sınıf imitasyonu gibi” diye tanımladığı 20. yüzyıl
İstanbulu’nun yeniden doğuşunu yaşadığını, sanatçılar için pek çok fırsatlar
sunduğunu söyleyen makale, Türklerin nasıl bir kültür ve sanat ortamı
oluşturduklarını sorguluyor.
Amerikalı bir galericinin “New York’ta en güzel günler
geride kaldı. İstanbul’da ise en güzel günlerin daha gelmediğini hissediyorum”
sözlerine yer veren NYT’a göre Beyoğlu’nda genç sanatçıların katıldığı
underground partilerin, Müslüman bir ülkedeki muhafazakar yaşamdan çok farklı.
“Bugün politik ve sosyal hayatta çok küçük bir etkiye sahipler. Fakat gelecekte
çağdaş Türk kültürünü dünyaya onlar ihraç edecek” diye tanımlanan İstanbullu sanatçılar,
özellikle genç isimler önceki kuşakların sahip olmadığı bir ortamda
çalışıyorlar. Bu ortamda yeni koleksiyoncular, Türkiye’nin Rockefeller ve
Whitney’leri de kendini gösteriyor. “Gazeteci ve yazarları içeri atan AK Parti
bu provakatif sanatçıları nadiren rahatsız ediyor” denilen yazıda, İstanbul
Modern’deki sergiyi Emine Erdoğan’ın açtığı hatırlatılıyor ve “ifade özgürlüğü
siyaset için kötü ama çağdaş sanat iş dünyası için iyi” yorumuna yer veriliyor.
Suzy Hansen yazısında sanat dünyasının endişelerine de geniş
yer ayırmış. Birden bire çağdaş sanata akan paranın, galerilerin muhafazakar
çevre sakinleriyle yaşadıkları çatışmaların da anlatıldığı yazıda “İstanbul’un
merkezinde Türkiye’nin iki dünyası yüz yüze geliyor: Batı ve Doğu, zengin ve
yoksul, konforlu ve öfkeli...” deniliyor. (Radikal)
New York Times'da Suzy Hansen imzalı yazıyı okumak için tıklayın

0 yorum:
Yorum Gönder