12 Şubat 2012 Pazar

İstanbul'un sanat patlaması New York Times'da


The New York Times'ın dün yayımladığı yazıda SALT Galata'nın görkeminden söz edilirken, 21. yüzyılda İstanbul'un yeniden doğduğunu anlatıyor.

“Bu kış başında 120 yıllık eski Osmanlı Bankası binası SALT adında milyonlarca dolarlık bir sanat mekanı olarak yeniden açıldı. Bu şaşırtıcı bir şeydi çünkü Türkler çağdaş sanatta hiç bu kadar ‘büyük’ olmamışlardı ve yıllardır zengin insanlar kentin bu bölümüne ayak basmamıştı.” Bu satırlar dünkü The New York Times’da (NYT) yer alan ‘İstanbul sanat patlaması kabarcığı’ başlıklı yazının giriş cümleleri.

Suzy Hansen imzalı yazıda, İstanbul’un Beyoğlu civarında gelişen çağdaş sanat ortamı, sanatçıları ve başlıca aktörleri tanıtılıyor. Uzun yazıya, gazetenin internet sitesinde, açılışları, underground partileri gösteren bir de fotoğraf albümü eşlik ediyor. SALT Galata’nın görkemli binasını ve içindeki araştırma merkezinin sergilerin etkileyicilğinden söz edilen yazıda, ‘İstanbul’da SALT gibi bir şey yok.’ deniliyor. Orhan Pamuk’un “bir Batı şehrinin ikinci sınıf imitasyonu gibi” diye tanımladığı 20. yüzyıl İstanbulu’nun yeniden doğuşunu yaşadığını, sanatçılar için pek çok fırsatlar sunduğunu söyleyen makale, Türklerin nasıl bir kültür ve sanat ortamı oluşturduklarını sorguluyor.

Amerikalı bir galericinin “New York’ta en güzel günler geride kaldı. İstanbul’da ise en güzel günlerin daha gelmediğini hissediyorum” sözlerine yer veren NYT’a göre Beyoğlu’nda genç sanatçıların katıldığı underground partilerin, Müslüman bir ülkedeki muhafazakar yaşamdan çok farklı. “Bugün politik ve sosyal hayatta çok küçük bir etkiye sahipler. Fakat gelecekte çağdaş Türk kültürünü dünyaya onlar ihraç edecek” diye tanımlanan İstanbullu sanatçılar, özellikle genç isimler önceki kuşakların sahip olmadığı bir ortamda çalışıyorlar. Bu ortamda yeni koleksiyoncular, Türkiye’nin Rockefeller ve Whitney’leri de kendini gösteriyor. “Gazeteci ve yazarları içeri atan AK Parti bu provakatif sanatçıları nadiren rahatsız ediyor” denilen yazıda, İstanbul Modern’deki sergiyi Emine Erdoğan’ın açtığı hatırlatılıyor ve “ifade özgürlüğü siyaset için kötü ama çağdaş sanat iş dünyası için iyi” yorumuna yer veriliyor.

Gözde İlkin, Banu Cennetoğlu, Kutluğ Ataman, Vasıf Kortun gibi sanatçı ve küratörlerin görüşlerine de yer verilen yazıda Kortun’un çok kültürlü yapısını yitirdiği için “20. yüzyıl İstanbul adına kayıp bir yüzyıldı” sözlerine yer veriliyor; Kortun yeni ortamı “Bir devrim değil, bu bir düzelti” diye tanımlıyor.

Suzy Hansen yazısında sanat dünyasının endişelerine de geniş yer ayırmış. Birden bire çağdaş sanata akan paranın, galerilerin muhafazakar çevre sakinleriyle yaşadıkları çatışmaların da anlatıldığı yazıda “İstanbul’un merkezinde Türkiye’nin iki dünyası yüz yüze geliyor: Batı ve Doğu, zengin ve yoksul, konforlu ve öfkeli...” deniliyor. (Radikal)

New York Times'da Suzy Hansen imzalı yazıyı okumak için tıklayın

0 yorum:

Yorum Gönder